Tayyip Erdoğan hakkında suç duyurusu…

0
730

Siyasal İslamcı bademler sivil darbeyi olanca hızıyla sürdürüyor… Bir diplomasızın iki dudağı arasından çıkan kararnameyle binlerce insan yıllardır emek verdiği işinden gücünden bir çırpıda atılıveriyor. Sorgu sual, araştırma, soruşturma hak getire. Televizyonlar karartılıyor, dernekler mühürleniyor, internet siteleri kapatılıyor.

Bu site kapatmalardan Wikipedia da payına düşeni aldı geçtiğimiz günlerde. Tabii söz konusu Wikipedia olunca dünyaya karşı bir açıklama yapma gereği zorunlu oldu. “Türkiye’yi IŞİD’le bağlantısı varmış gibi gösterdiği için” Wikipedia’ya erişimi engellemişler. Vay terbiyesiz Wikipeda vay. Sen nasıl dünya liderimizi kanlı IŞİD terör örgütüyle bağlantısı varmış “gibi” gösterirsin! Bilmez misin dünya liderimiz bir çiçeği bile incitmemiş bir kişidir.

Geçiniz bu ayakları beyler! Türkiye’nin IŞİD’le iş tuttuğunu bilmeyen var mı dünyada? Onlar, bir miktar öfkelenmiş çocuklar!.. Bir Facebook paylaşımı yüzünden 14-15 yaşındaki çocukları tutuklayıp, beline bombalar sarılı namussuzları nasıl kolladığınızı bilmiyor mu bu alem? Türkiye’de işçilerin, memurların, öğrencilerin, gazetecilerin hiçbir şekilde can ve mal güvenlikleri yoktur. Bugün Türkiye’de üzerinde hiçbir baskı hissetmeden yaşayan iki kesim vardır. Yandaşlar ve İslamcı teröristler. Eğer IŞİD’liyseniz bilekleriniz kelepçe görmez. Kafa kesen canilerin tutuklanırken baba evindeymiş gülerek gelmeleri ve rahat tavırları neden olabilir? Çünkü geldikleri gibi gitmektedirler, ellerini kollarını sallayarak…

Bundan iki sence önce malum şahıs hakkında “Vatana İhanet” iddiasıyla yaptığım suç duyurusunun 7.maddesinde şu yazılıdır dostlar;

“Şüpheli ayrıca TCK 306, 315 çerçevesinde “Yabancı devlet aleyhine asker toplama” ve “silah sağlama” suçlarını IŞİD’e yapmış olduğu maddi ve lojistik yardımlarla işlemiştir. IŞİD bilindiği üzere Irak ve Suriye’de etkinlik gösteren silahlı grup ve tanınmayan devlet yani kısacası bir terör örgütüdür. Ülkemizde bu terör örgütünün faaliyetlerinde kullanmaları için silah temin eden, buna yardım yataklık eden kişiler tüm bakanların iş ve işlemlerinden sorumlu olan ise dönemin Başbakanı şüpheli Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığında bulunan hükümet döneminde Türkiye’den Suriye’ye ve Irak’a sürekli, basında çıkan haberler uyarınca silahların gönderildiği, terör örgütü üyelerinin Türkiye’den Suriye’ye ve Irak’a giriş çıkış yaptığı, aynı zamanda terör örgütü üyelerinin Irak’tan Türkiye’ye giriş yaptığı, Irak ve Suriye’de yaralanan terör örgütü IŞİD mensuplarının Türkiye’de tedavi gördükleri, yani Türkiye’nin Irak ve Suriye’de diğer komşu ülkelerdeki üst merkezinin Türkiye olduğu gerçeği basında da geniş yer alan IŞİD komutanlarının verdiği röportajlarla da sabittir. (Ek-3)”

Ne demişiz? Maddi yardım, lojistik yardım ve de kafa kesen canilerin memleketimin hastanelerinde tedavileri. Çıksın mahkemeye ispat edeyim hepsini.

Hiç düşündünüz mü yargı avcunun içinde olmasına rağmen bir kişi neden yargıdan kaçar diye? Aslında benim gibi bir çapulcunun yapmış olduğu suç duyurusu kendilerine verilmiş bir şanstır. Çık kardeşim mahkemeye, aklan paklan ve ben de IŞİD’le bağlantın olmadığına inanayım, iftira attığım için ceza alayım, razıyım.
Hodri meydan dünya lideri!

Devam edeyim. O suç duyurusunda şüpheliye başka suçlamalar da yöneltmişim;

“17-25 Aralık operasyonunda ortaya çıkan tapelerde ise Büyük Yolsuzluk Operasyonunun başladığı haberini alan dönemin başbakanı olan şüphelinin konuşmaları mevcut olup, şüpheli Erdoğan’a ait olan görüşmelerin tamamı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) onaylıdır. Bu ses kayıtları şüphelinin, ihaleler karşılığında işadamlarından aldığı paraların saklanmasına yönelik olarak oğluna vermiş olduğu talimatları kapsamaktadır. Bu tapelerde, sadece şüphelinin oğluyla arasında geçen konuşmalar yer almamakta, şüphelinin kendi çemberine aldığı ve işbirliği içinde olduğu insanlarla nasıl yolsuzluk yaptığına dair konuşmalar da yer almaktadır. (Ek-4)”
Hodri meydan dünya lideri! Sana ağır suçlamalar yöneltmeye devam ediyorum. Danışmancıkların anlatsınlar özetini;

“İşbu dilekçenin yazıldığı sıralarda Türkiye “resmi kayıtlara göre” 102 kişinin yaşamını yitirdiği tarihinin en kanlı terör saldırısının hedefi olmuştur. Bu saldırıda yüzlerce insanımız yaralanmış, yüzlercesi sakat kalmış ve yüzlercesi de yaşam boyu unutamayacakları bir travmayla karşı karşıya kalmıştır. Başbakan Davutoğlu “elimizde canlı bombaların listesi var ama eylem yapmadan tutuklayamayız” diyerek bir hukuk garabetine imzasını atmıştır. İnsanlar sadece iktidara muhalif oldukları için uyduruk gerekçelerle tutuklanıp yıllarca hapis yatırılırken, canlı bombaların eylem yapmadan tutuklanmayacağının açıklanması suçun açıktan itirafıdır. Olay yerinin konumuna bakıldığında ve saldırıyı gerçekleştiren terör örgütünün iktidarla ilişkilerini incelediğimizde, teröristlerin tıpkı Reyhanlı katliamındaki gibi yardım almadan bu saldırıyı gerçekleştiremeyeceği görülmektedir.

Benzer bir katliamda daha önce de Suruç’ta 33 vatandaşımızı kaybetmiştik. Ülkemiz, şüpheli Recep Tayyip Erdoğan döneminde, her gün onlarca insanın öldüğü sıradan bir Ortadoğu ülkesi haline gelmiştir.”

Devam ediyoruz…

“Şüphelinin 4 yıllık fakülte diplomasıyla ilgili şaibe henü netlik kazanmamıştır. Okuduğunu iddia ettiği fakülteden bir tane bile dönem arkadaşı yoktur. Dolayısıyla 4 yıllık fakülte mezunu olmayan birinin Cumhurbaşkanlığı makamında oturması kanuna aykırı bir durumdur. Sahte evrak düzenlemek ise ayrı bir suçtur.

Şüpheli; demokratik hukuk devletinin temellerini ortadan kaldırmakta ve anayasal hükümleri açıkça ihlal etmektedir ve bu ihlaller vatana ihanet suçu niteliğindeki ceza yasamızın hükümlerinin ihlalini de oluşturmaktadır. Şüpheli yukarıda belirttiğimiz eylemlerin baş kahramanıdır ve bu eylemler ‘vatana ihanet’ kapsamındadır. Tüm bu nedenlerle; şüpheli Recep Tayyip Erdoğan’ın devletin birliğini bozması ve Anayasa’yı ihlal etmesi nedeniyle cezalandırılmasını talep etme zarureti kaçınılmaz olmuştur.
Ve son olarak.

Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle, Şüpheli Recep Tayyip Erdoğan hakkında vatana ihanet suçundan Sayın Savcılığınızca gerekli soruşturmanın yapılmasını saygılarımla talep ederim.”
Bu suç duyurum Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tozlu raflarında iki yıldır beklemektedir dostlar. Bu ciddi suçlamalarla ilgili şimdiye kadar bir arpa boyu yol alınamamıştır.

Uzun lafın kısası dostlar, baskılarla yasaklarla gerçekler ortadan kalkmaz. O dosya o raflardan inecektir.

CEVAP VER