Örgütlü kötülüğe karşı örgütlenme zamanı

0
711

Akp’nin bizlere dayattığı referandum sonuçlarını değerlendirdiğimizde, HAYIR çalışması yürüten tüm sol, sosyalist, sosyal demokrat, yurtsever kesimlerin ortaya koyduğu emeklerin hilelerle heba edildiğini görüyoruz. Evet, halkta belli ölçüde moral bozukluğu oldu ama daha ziyade öfke hakim. Bir ‘pirus zaferi’nden söz etmek mümkün.

Grek kolonisinde Tarentum Kralı Pirus Roma’ya saldırdı ve ne pahasına olursa olsun savaşı kazanmak için her şeyini feda etmeyi göze aldı. Pirus savaşıp kazandı ama ordusunun tamamına yakınını kaybetti; yanında üç-beş sefil asker kaldı. Pirus bu zaferin ardından, “Tanrım bana bir daha böyle zafer verme” dedi.

Referandum da işte böyle bir zafer… Ama bir şey daha var: Türkiye’de seçimlerin her seferinde daha güvenilmez hale geldiğini artık halk da anlamaya başladı. Bizim genetiğimizde seçim değil kavga var. Buna rağmen, halkın ve haklının yanında durduk ve referandumda HAYIR için var gücümüzle çalıştık; şimdi hırsızlar, vicdansızlar sandık eksenli siyaseti halk nezdinde bitirdi. Sandık bu ülkede zannımca rafa kalkmıştır. İktidar halkı hedef alıyor, zulüm ile zapt etmeye kalkıyorsa direniş meşrudur ve kaçınılmazdır.

15 senedir aynı oyunu izlemekten ve her umudun boşa çıkmasından yoruldu bu halk. Kendi yasalarını, anayasalarını çiğneyenlerle sandıkta ‘mücadele etmek’ anlam taşımıyor. Kitleselleşmeliyiz, emekçi halk kendi meclislerini, mücadele araçlarını yaratabilmeli. Elbette bu yetmez. Emekçi köylüyü, örgütlü-örgütsüz isçi sınıfını temsil eden devrimci bir partiye ihtiyaç çok büyüktür. Herkesin neredeyse gitsin diye dua ettiği AKP kendiliğinden gitmez. Üreten, tüm zenginliği var eden ama yoksullukla boğuşan işçiler olarak yapmamız gereken örgütlenmek, sorunu masaya yatırmak ve çözüm için elimizi taşın altına koymak olmalıdır. Gerici iktidar hepimizin katline yeltenmeden, ideolojik mevzilerimizde ısrar etmeli, örgütlenmeli ve direnişi örgütlemeliyiz!..

CEVAP VER