HAYIR! Mahkemede görüşeceğiz!

0
896

Sevgili dostlarım, sitemiz redaktif.info adıyla tekrar yayında. AKP diktası tarafından REDaktif’in üçüncü kapatılışı ve dördüncü açılışı. Bildiğiniz üzere yakın bir zamanda internette yayın hayatına başlayan sitemiz önemli haberlere imza attı. İkiyüzlüleri teşhir etti, hırsızları yazdı, düzenbazların tekerine çomak soktu.

Biz, her daim çizgimizdeyiz ve bu haber portalı bin defa kapansa, binbirinciyi açacak gücümüz de var, cesaretimiz de var.

Referandum süsü verilmiş çadır tiyatrosunu zaman olarak geride bıraktık. Bu hileli, usulsüz referandumu kabullenmemiz elbette mümkün değil, çünkü biz kazandık. Devleti bütçesiyle, kolluk gücüyle, haber ajansıyla bütün imkanlarını dibine kadar şahsi çıkarı için seferber edenlere karşı biz kazandık. Peki, bu kazanımı sahtekarlara yedirecek göz var mı bizde?

Asla!

En başa döneyim. Bu anayasa değişiklik teklifinin ‘kimin için’ ve ‘neden’ hazırlandığını herkes biliyor. O yüzden kimse bize ‘güçlü Türkiye’, ‘tek başlılık’, ‘devlet işlerinde hız’ masalları okumasın. Söz konusu olan, laiklikle hesaplaşmanın yanı sıra, diktatörü işlediği suçlardan ebediyen kurtarmak üzere planlanmış ısmarlama bir anayasa değişiklik paketidir. Laf kalabalığının lüzumu yoktur. Koca bir ülkenin kaderini değiştirecek oylama yangından mal kaçırır gibi yapılamaz.

Uzun lafın kısası dostlar, ben bu çadır tiyatrosunun sonuçlarını TA-NI-MI-YO-RUM!

Neden mi?

Bir; Demokrasi ve hukuk gibi evrensel değerler referandum malzemesi yapılamaz. Bizde yapıldı.

İki; Meclis’teki oylama bile seçimi iptal ettirecek kadar baştan aşağı usulsüzlüklerle doluydu. Açıktan oy kullanmalar, bir kabinde iki-üç vekilin basılması vs..Öte yandan bir oyun bile çok önemli olduğu mecliste, oy kullanamayan, özgürlükleri gasp edilmiş vekillerin durumu söz konusudur.

Üç; Propaganda süreci adil yürümedi. Tarafsız kalacağına ‘namus’u üzerine yemin etmiş bir ‘Cumhurbaşkanı’ devletin her türlü imkanını evet için seferber etti. Başbakan ve bakanlar keza öyle. Öbür tarafta HAYIR propagandası, baskılar, yasaklar ve gözaltılarla sürdü. HAYIR’cılar terörist ilan edildi.

Dört; Bu referandumda dünyanın tanık olduğu en aşağılık yolsuzluklar devlet eliyle yapıldı. YSK ve AA denilen devlet kurumları, seçimin kaderini etkileyecek yolsuzluklara imza attı. Dolayısıyla bu referandum geçersizdir ve usulsüzlükleri yapan düzenbazlar en ağır şekilde cezalandırılmadır.

Beş; Adına ‘Cumhurbaşkanı’ denen zat, bir üniversite diploması bile ortaya koyamamıştır. Cumhurbaşkanı olabilecek şartlara sahip değildir ama ülkenin kaderiyle oynamaktadır.

Altı; Son sözüm yurtdışında evet kutlaması yapan vatandaşlarıdır -ki Avrupa’larda yaşayıp tek adam rejimi düşleyen yurttaşlara haftaya daha detaylı değineceğim. Türkiye, demokrasi, insan hakları ve hukuk normlarından uzak kalan ülke haline dönüşüp Afganistan gibi İslam ülkelerinin ligine düşmek üzeredir. Memleket yaşanılamaz bir hale geldiğinde Avrupa’larda evet konvoyları yapan vatandaşların ceplerinde gidebileceği başka bir ülkenin oturum kağıtları olacaktır. Oysa yine, memleketin tozunu yutan insanlar faşizmle baş başa kalacaktır. Evet oyu kullanan gurbetçiler çok istedikleri rejimi yaşamak istiyorlarsa bir an önce oturum kağıtlarını yakıp, tası tarağı toplayıp Türkiye’ye dönmeli ve tek adam rejimi altında yaşamalıdır. Etik olanı budur.

Size ilk defa burada okuyacağınız haberi vermeye gelince. Türkiye’de yargı, siyasetin emri altına alındığı için memlekette hak arayacak bir mahkeme kalmadı malumunuz dostlar. Bir yurttaş olarak ben de üzerime düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalıştım ve bu hileli referandumun iptali için AİHM’e ilk bireysel başvuruyu yaptım. Bu başvuruyu yaparken her şeyi göze aldım. Trollerin tehdit ve hakaretlerini, yandaş medyanın hedef göstermelerini, hakkımda açılacak davaları ama her şeyi. İnanın ne gelirse gelsin, vız gelir tırıs gider. Referandum dediğimiz şey, bin bir zorlukla, emekle kurulmuş bir ülkenin piyangodan çıkacak kaderi değildir. Badem bıyıklılar suç örgütünden hep beraber kurtulacağız.

Son olarak, şu cümleyi herkes hatırlasın lütfen:

“Bu memleket kolay kazanılmadı…”

CEVAP VER